Ağız kokusunun ülkemizde toplumda ve diş hekimleri arasındaki yaygınlığı ve diş hekimlerinin ağız kokusu konusunda eğitim yeterliliğinin tespit edilmesi amacı ile
Yaşları 19–78 arasında değişen (median 22) 1181 katılımcıya internet üzerinden 91 soruluk bir anket uygulandı. Bunların 681 'i bayan, 601 'i diş diş hekimi, 655 'i evli veya ilişkisi var, 886 tanesi ağız kokusundan yakınıyordu.
Ağız kokusu bulunanların ortak olarak yumuşak diş fırçası kullandığı, diş eti kanaması bulunduğu, dil fırçalamadığı tespit edildi.
Ağız kokusunu azalatma amacı ile diş fırçalamanın az, dil fırçalamanın daha etkili olduğu anlaşıldı.
Diş hekimlerinin ağız kokusu eğitiminin yetersiz olduğu ve hem kendi hem hastaların ağız kokusu muayene ve tedavisinde yeterli olmadıkları tespit edildi. Ağız kokusunda etkin çözüm bulunamadığında halkta ve hekimlerde bilim desteği bulunmayan, az olan veya sahte bilim anlamına gelen uygulamalara eğilim olabileceği görüldü.
Ağız kokusunun hem diş hekimlerinde hem de diş hekimi olmayanlarda anksiyete ve depresyon sebebi olabileceği görüldü.
Bu çalışma Türkiye'de erişkin halk ve diş hekimleri üzerine yapılmış ilk ağız kokusu istatistiğidir.
Anketin yapısı
5 bölümde 197 tane soru sorulması planlandı.
Birinci bölümde yaş, cinsiyet, medeni hal, alkol sigara alışkanlığı, ağız kokusu şikayeti bulunup bulunmadığı, eğer şikayeti varsa ağız kokusunu 0-5 arasında derecelendirmesi istendi, kullanmakta olduğu diş fırçasının yapısı, mesleği, eğitim seviyesi, fırçalama sıklığı, ağzında protez bulunup bulunmadığı, varsa önemli hastalığı ve kullandığı ilaçlar soruldu.
İkinci bölüm diş hekimlerinin cevaplaması içindi. Eğitim, bilgi seviyesi, uyguladığı ağız kokusu tedavi yöntemleri soruldu.
3üncü bölüm Beck anksiyete testidir. Uluslar arası kabul görmüş bir test olup klinik validasyonu yapılmış olan 21 soruda bireyin aksiyetesini sayısal olarak değerlendirme fırsatı veren bir testtir.
4üncü bölüm Semptom Yoklama (SCL-90) adı verilen 90 soruluk bir testtir ve bireyin bütün psikiyatrik sağlığını genel bir şekilde yoklar. Bu soru grubu çok sayıda sorudan oluştuğu için ankete katılanların bir kısmı sıkılarak bu soruların cevaplanmasını yarıda kesti veya cevaplayamadı. Bu sebeple dördüncü bölüm soruları yok kabul edildi hiç sorulmamış olarak istatistik değerlendirmeden çıkarıldı ve çalışma devam ettirildi.
5inci bölüm Beck depresyon testidir. Uluslar arası kabul görmüş bir test olup klinik validasyonu yapılmış olan 21 soruda bireyin depresyon eğilimini sayısal olarak değerlendirme fırsatı veren bir testtir.
İnternet üzeridnen halka açık ve diş hekimlerine açık olan gruplarda duyurular yapılarak halk ve diş hekimleri ankete katılmaya davet edildi. Data toplamak 17 hafta sürdü. Kolmogorov-Smirnov testi ile dataların dağılımı doğrulandı. Chi-square test ile kategorik ölçüler karşılaştırıldı. T-test ve Mann-Whitney U test ile gruplar arasında datalar yorumlandı.
Sonuçlar
Anketin metrikleri şu şekilde özetlenebilir:
1181 tane katılımcı değerlendirmeye alındı, diğerleri elendi,
681 tanesi kadın idi,
655 tanesi evliydi veya ilişkisi vardı,
601 tanesi diş hekimi idi,
Bu diş hekimlerinin 129 tanesinin (%21.5) ağız kokusu şikayeti vardı,
Yaşları 19-78 (medyan 22) arasındaydı,
886 tanesi (%75.2) ağız kokusundan yakınıyordu.
587 ağız kokusu hastasından
424'ü nefes verirken ağız kokusunu algıyordu,
52'si nefes alırken ağız kokusunu algılıyordu,
111'i hem nefes alırken hem de nefes verirken ağız kokusunu algıladığını işaretledi.
Bu özellik subjektif ağız kokusunun klinik formlarını objektif ağız kokusundan ayırt edebilen anamnez sorusuna temel oluşturacak kadar belirgindir.
Cevaplayan 280 ağız kokusu hastasının 113 tanesi (40.35%) kokuya senkron olan kötü tat duyuyordu. Kötü tat algısı ağız kokusunun belirteci olarak anamnez sorusu oluşturabilecek kadar özgün görünmektedir
Sistemik hastalığı olan 8 kişide
Sürekli ilaç kullanan 13 kişide
Sigara içen 6 kişide
ağız kokusu dağılım ve şiddeti bakımından fark görülmedi. Ancak bu sayılar genelleme yapabilecek kadar yüksek değildir.
Ağız kokusu bulunan bireylerin 285 tanesinde laktoz malabsorpsiyonu veya kabızlık ile ilişki bulunabileceği anlaşılmıştır,
Ağız kokusu şikayeti bulunan bireylerin dışkılama sıklığı 196 kişide günde 1,
69 kişide 2 günde 1,
23 tanesinde 3 günde 1 veya daha seyrek olarak bulundu,
Kabızlık ile veya laktoz malabsorpsiyonu ile ağız kokusu arasında net bir ilişki kurmak mümkün olmadı.
801 tane ağız kokusu hastasına "ağzınız sizce neden kokuyor?" diye sorulduğunda
Dil kaplaması sebebi ile kokuyor diyenler 117 kişi,
Ağız kuruluğu 115,
Kötü restorasyonlar 112,
Alkol kullanmak 81,
Dudakların aralık kalması 75,
Alkollü ağız gargaraları 52 kişi
olarak bulundu.
126 tanesi diş hekimi olan 273 ağız kokusu hastasına "ağız kokusu için ne yapıyorsunuz?" diye soruldu:
Diş fırçalarım diyenler 34 kişi,
Atıştırmalık yerim 22,
Gargara yaparım 21,
Sakız çiğnerim 16,
Herbal ürünler yerim 13,
Bazı ilaçlar kullanırım 13,
Dil fırçalarım sadece 11 kişi (bu 11 'in 4 tanesi diş hekimiydi),
Diğer müdahaleler 143 kişi.
Ağız kokusu bulunması ile diş fırçalama arasında zayıf bir ilişki tespit edildi.
Ağız kokusu bulunması ile dil fırçalama arasında kuvvetli bir ilişki tespit edildi.
Diş hekimi olmayanlar, diş hekimlerinden daha sık dil fırçalıyordu
886 ağız kokusu hastasının 574 tanesi hem yumuşak diş fırçası kullanıyor hem de diş eti kanaması yaşıyordu,
Manuel diş fırçası ve orta sert diş fırçası kullananlarda ağız kokusu ve diş eti kanaması şikayeti elektrikli ve yumuşak fırça kullananlara kıyasla daha az olarak bulundu.
Diş hekimlerine soruldu: Ağız kokusu konusunda derslerden herhangi bir konu başlığı hatırlıyor musunuz?
Ankete katılan diş hekimlerinin % 40.49'u ağız kokusu hakkında yetersiz eğitildiklerini belirttiler,
Yarıya yakını (%49.6) diş hekimliği eğitim materyalleri (kitap defter ders notları) arasında ağız kokusu başlığı bulunduğunu hatırlamıyordu,
Bu diş hekimlerinin %83.19'u ağız kokusu muayenesi ve tedavisinde yetersiz kaldıklarını düşünüyordu,
Ağız kokusu şikayeti bulunan diş hekimlerinin sadece % 12.75 'i dil fırçalamayı biliyor ve kendi dilini fırçalıyordu,
Diş hekimlerinin %15.95'i zayıf bilim desteği olan tuhaf uygulamalar ile kendilerini tedavi ediyordu (biyorezonans, diyet, kupa çekmek, hacamat, mantar tedavisi vesaire),
123 tanesi diş hekimi olan 552 ağız kokusu hastasının %21.19 'u dil fırçalamayı biliyordu ama sadece %4'ü dilini fırçalıyordu.
Bu kişiler 3 ten fazla çeşitlilikte ağız kokusu bulunduğunu beyan edenlerdi,
Kaç farklı ağız kokusu çeşidi algıladığının sorulması ağız kokusu şikayetinin objektif/subjektif ayırımının yapılmasına yardımcı olabilecek kadar özgündür.
Ağız kokusu şikayeti olan diş hekimleri, ağız kokusu şikayeti olan halka kıyasla daha yüksek anksiyete skoru gösterdiler,
Ağız kokusu şikayeti olan diş hekimleri, ağız kokusu şikayeti olmayan diş hekimlerine kıyasla daha yüksek anksiyete skoru gösterdiler,
Erkek diş hekimleri, bayan diş hekimlerinden daha fazla kaygılıydılar,
Ağız kokusu şikayeti olan diş hekimleri, ağız kokusu şikayeti olmayan diş hekimlerine kıyasla daha yüksek depresyon skoru gösterdiler. Fakat cinsiyet ayırımı bulunamadı.
Ağız kokusu diş hekimleri depresyona itmektedir.
Sınırlılıklar
Bu bir ankettir. Buradan çıkarılan sonuçlar hipotez kuvvetindedir ve klinik doğrulama gerektirir.
Karar-Çıkarımlar
Diş eti kanaması ağız kokusunun en önde gelen işaretidir,
Yumuşak diş fırçası ile diş eti kanaması ve ağız kokusu arasında sıkı ilişki vardır,
Ağız kokusu (ve diş eti kanaması) olanlar yumuşak ve elektrikli diş fırçalarını tercih etmemelidir,
Dil kaplaması ağız kokusunun en belirgin sebebidir,
Ağız kokusu eğitimi zayıftır, artırılmalıdır,
Ağız kokusuna uygulanan zayıf ve sahte bilim içerikli olan aşağıdakilere benzeyen sözümona tedaviler engellenmelidir: İyi bakteri-kötü bakteri,
Bağırsağı beyin zannetmek,
Probiyotik prebiyotik,
Disbiyoz,
Dışkı nakli (mikrobiyota transplantasyon), Oil pulling, Hindistan cevizi ve diğer bütün yağlar, Kandida hastalığı,
Kandida diyeti,
Alkali diyet,
Gluten diyeti,
Su diyeti,
Karaciğer detoksu,
Açlık orucu, Suya tükürmek,
Gümüş suyu,
Himalaya tuzu, Okyanus suyu,
Biyoenerji, Biyorezonans, Ddiyafram nefesi,
Sülük, Hhacamat, Kkupa çekmek,
Homeopati, Fitoterapi,
Ozon,
Lugol,
D vitamini,
Kan numunesinden veya saçtan besin alerjisi testi, Muska, Deve idrarı içmek vesaire.
Alkol ve alkollü gargaralar ağız kokusunu başlatır ve artırır,
Kabızlık ve laktoz intoleransı ile ağız kokusu arasında potansiyel bir ilişki bulunabileceği şüphesi vardır. İleri incelemeler yapılabilir.
Kaynak:
Aydin M, Keşkek ŞÖ. Assessment of halitosis-related factors in Turkish population, a cross-sectional study. J Oral Health Oral
Epidemiol. 2025;14:2404.1645. doi:10.34172/johoe.2404.1645 indir PDF